Las Palmas Perşembesi

Kaptanın seyir defteri
10.Kasım 2017
Gran Canarias

Otelden tekneye geçmemiz uzun sürüyor. 

Eşyaları concierge’de bırakıp adanın güneyinde bulunan İngiliz plajı bölgesini ziyarete gidiyoruz. Bu volkan kayasının üzerindeki otoyolun ciddiyeti bizim turizm merkezimiz antalyayı arkada  bırakacak boyutta. Her yerde oteller ve apartmanlar yapılmış, hepsinde de bir doluluk var. Bütün Avrupa milletleri burada emekliliğini yaşamaya gelmiş.

La Cana restoranda bir güzel öğlen yemeği yedikten sonra, buradaki kumulları ziyaret ettik. 

Maspalomas 
Kilometrelerce beyaz kum. Yani bu siyah volkan taşı nasıl olmuşta beyaz kum olmuş??? İnsan merak ediyor. 

Eğer on binlerce yıldır bu kumlar var ise, buradan 17 veya 18 yüzyıllarda geçen coğrafya ve antroploji uzmanı, seyyah yazarların bu kumlardan hiç bahsetmemiş olması oldukça dikkat çekici. 

Kumullar insanoğlunun dikkatini çekmemiş olsa idi, Arcahcon (Fransa batısı) daki kumullar yüzyllardır ziyaret ediliyor olmazdı. Haydi bu seyyahlar önemsemedi deseniz, buralardan geçen kaptanlar da bahsetmemiş. Acaba son yüzyılın bir fenomeni mi? İnsanoğlu eliyle gidereke artan ve sonuçlarını kestiremediğimiz Küresel ısınmanın anlayamadığımız yan etkilerinden birisi mi?

Saharadan rüzgar, akıntı vs ile gelen çöl kumları olduğuna inananlar bir yana, buzul çağında yaşanan donumalar ve ufalanmalar ile kabuklu hayvanların artıklarından oluştuğunu da iddia edilmiş.

400 hektar bu sahayı bilimsel olarak açıklayabilen yok henüz.

Vaktin nasıl geçtiğini anlayamadan geri dönüyoruz, yapılacak çok iş var ve geç kaldık.

Fırtına gibi otelden eşyaları tekneye bırakıp, sun downer partisine geçiyoruz. Bu toplantılar ekipajların birbiri ile tanışması için çok faydalı oluyor. Grey goose adlı bir yelkenlenin kaptanı Dawson’dan değerli bir bilgi öğreniyorum; tuna balığı (ton) çok kanlı olduğu için, oltayla yakalandığında güvertede öldürmek etrafı pisletiyor. Kaptan balığın galsamalarına (guille) alkol koyduğunu ve böylece etrafı kirletmeden bu tatsız işi hallettiğini söylüyor. Yarış hızlarında giderken nasıl yakalanacağına dair bir de tüyo veriyor. Bunu benimle beraber balık tutacaklar için saklıyorum.

Tekneye attığımız eşyaları yerleştiremeden Perşembe akşamı olduğu ortaya çıkıyor.

Meğerse, Las palmas ve gran kanaryalarda Perşembe akşamları; “tapas & pinchos” yani büyük ve ufak kanapeler yiyerek sokakta akşamı geçirme günü imiş. Şehir merkezinde bulunan tarihi semte taksilerle geçiyoruz. Yüzlerce yelkenci sarhoş olmaya kararlı bir şekilde hedefe gidiyor.

Sokaklardaki restoranların hepsi marifetlerini göstererek hazırlıklar yapmış. Bask bölgesi San Sebastiandaki 3 yıldız michelin restoranlarda benzer tecrübeyi yaşamış olanlar biraz burun kıvırıyorlar, rüstik estetik ortam ve çeşitlerin azlığı, yükselmiş çıtaları pek geçemiyor.

Kalabalık arttıkça sokağın sesi bir uğultuya dönüşüyor. Sabah erken kalkmıştım, teknede yatacağım yeri hazırlamadım daha, aynı endişeler içindeki Erhan ile bir taksiye atlayıp sokak partisinden ayrılıyoruz. Gelecek hafta yine burada olacağız nasıl olsa.

Vedat








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

To the journey....

Tenerife

Passage 27Nov-09Dec